#

Uzay Yarışı Tarihçesi

V-1 ve V-2 roketleri icat edildi (1944-1945)

II. Dünya Savaşı’nda Almanların avantaj sağlayacağını düşündükleri Uçan Bomba olarak da bilinen, II. Dünya Savaşı sırasında Almanya tarafından geliştirilen, pulsejet motorlu bu pilotsuz uçak. “Vergeltungswaffens” (intikam silahları) belki Nazi’leri kurtaramamış olabilir, fakat Dünya’nın ilk roketinin, V-2’nin ortaya çıkmasını sağladı. Fırlatma sırasında V-2’nin A-4 motoru 65 saniye boyunca kendi gücüyle çalışmakta, daha sonra füze belli bir açıya geldiğinde otomatik olarak kapanan, ardından balistik bir yol izleyerek yere düşen V-2, 1944 Haziran ayında Dünya’nın atmosferi ile uzay arasındaki sınırı belirleyen Kârmân Çizgisi’ni geçerek uzaya çıkan ilk insan yapımı alet olma unvanını kazandı

Soğuk Savaş başladı (1947)

II. Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında sürdürülen sürekli gerginlik ve sınırlı çatışma biçimidir. Soğuk savaş, 1917’den başlayan Doğu-Batı çekişmesinin bir ürünüdür. Bu çekişme II. Dünya Savaşı’ndan sonra daha belirgin hale geldi. İki ülke birbirinin üzerinde üstünlük kurmak için gözlerini uzaya dikti ve sonunda sadece birinin kazanacağı uzay yarışı başladı.

Sputnik fırlatıldı (4 Ekim 1957)

Sputnik 1, ağırlığı 80 kg, çapı 58 cm olup neredeyse bir voleybol topu büyüklüğündeydi küre şeklinde ve dört radyo anteninden oluşan bu yapı uzaya SSCB’deki (bugün Kazakistan sınırları içinde kalan) Baykonur Uzay Üssü’nden fırlatıldı. Bataryaları tükenene kadar Dünya’nın çevresinde üç hafta boyunca saatte yaklaşık 29.000 kilometre hızla döndü. Bu kısa zaman aralığında Dünya’nın atmosferi hakkında önemli bilgiler öğrendik.

Laika uzaya çıktı (7 Kasım 1957)

Moskova sokaklarında başıboş bir şekilde gezen bir köpekden uzaya çıkan ilk köpeğe dönüşen bu sevimli hayvan 7 Kasım 1957’de yanında 7 günlük oksijen ve bir günlük yiyecekle uzaya gönderildi ve uzaya giden ilk hayvan oldu. Laika’nın yolculuğu pek beklendiği gibi gitmedi, kapsülün iç ısısı 90 derecelere kadar ulaşınca Laika hayatını kaybetti. Ancak Laika’nın ölümü boşa gitmedi, uzayda uzun süre bir hayvanın yaşamış olması, insanların uzayda yaşayabileceğini kanıtladı.

NASA kuruldu (29 Temmuz 1958)

Sovyetler Birliğinin ard arda gelen başarılarının üstüne Amerika Birleşik Devletleri National Aeronautics and Space Administration (NASA)’yı kurmaya karar verdi. Bu yeni ajansın askeri mi yoksa sivil mi olacağı bir süre tartışıldı ancak kongre sivil girişimi seçti ve sonunda 27 Temmuz’da kanunlar geçirildi. İki gün sonra başkan tarafından imzalanarak Amerika resmi olarak uzay yarışına katıldı.

Uzaya çıkan ilk insan (12 Nisan 1961)

9 Mart 1934’de doğan Yuri Alekseyeviç Gagarin işçilikten vazgeçip  Sovyet Ordusuna girmeye hazırlanıyordu. Bir öneri üzerine, Gagarin, Orenburg’daki İlk Chkalov Hava Kuvvetleri Pilot Okulu’na gönderildi. 1959 yılında Murmansk üssünde kıdemli teğmen rütbesine yükselmişti. Mükkemmel bir pilot olan Gagarin1960’ta, yoğun araştırma ve eleme sürecinden geçtikten sonra 19 pilotla Sovyet uzay programı için seçildi. Gagarin ve diğer adaylar bir dizi teste tabi tutuldular ve Gagarin bu testleri de başarıyla geçti. 12 Nisan 1961’de, Gagarin’in Vostok 3KA-3 (Vostok 1) uzay aracı ile Baikonur Cosmodrome’dan fırlatıldı. Böylece Gagarin hem dünya yörüngesinde gezen, hem de uzaya çıkan ilk insan oldu. Dünya çevresinde 108 dakika boyunca döndü ve ardından Kazakistan’a iniş yaparak tarihe geçti.

Uzaya çıkan ilk Amerikalı (5 Mayıs 1961)

18 Kasım 1923’de doğan Alan Shepard Sovyetlerden sadece 23 gün sonra 5 Mayıs 1961’de Mercury-Redstone 3 roketi ile fırltılarak uzaya çıkan ilk amerikalı oldu.

Uzaya çıkan ilk kadın (16 Haziran 1963)

Sovyetler Birliği 1961 yılında Yuri Gagarin’i uzaya göndermesinin ardından bir kadını da uzaya göndermeyi planlamaya başladı. Bir kadının vücudunun uzay yolcuğunda fiziksel ve zihinsel olarak nasıl tepki vereceğini deneyimlemek istiyorlardı. Gençliğinde otomobil lastiği fabrikasında, sonra yedi yıl bir iplik fabrikasında çalışan Valentina, gece okuluna da giderek teknisyenlik eğitim aldı. Aslında bu çalışma bu genç kadın için o kadar heyecan verici değildi. Bu nedenle Valentina rutinini bozmak için oldukça cesur bir hobi edindi. Paraşütle atlama… Bu hobisi onu yıldızlara yaklaştıran en önemli olay oldu. Tutkulu bir heyecan arayan Valentina olabilecek en mükemmel zamanda bir kozmonot olmak için başvuruda bulundu. 26 yaşındaki Valentina uzaya gönderilecek ilk kadın olmak için ideal bir adaydı. Yoğun bir eğitim sürecinin ardından 16 Haziran 1963’te Vostok 6 adındaki küçük bir kapsülde şimdi Kazakistan sınırlarında olan Baikonur’dan uzay yolculuğu başladı. Uzaya giden ilk kadın olan Valentina, uzay aracının kalkmasıyla Dünya’ya “Hey gökyüzü, şapkanı çıkar ve beni selamla. Geliyorum!” diyerek seslendi.

İlk uzay yürüyüşü (18 Mart 1965)

Sovyetler yine bir başarıya daha imza atmıştı! Aleksey Leonov, uzay yürüyüşünü 18 Mart 1965’te Voskhod 2 uçuşunda yaptı. Uzaya yanında kozmonot Pavel Balayev ile giden Leonov, aracın kapağını açtı ve uzay boşluğuna çıktı. Bu anı daha sonra “Dünya üzerinde uçan bir martı gibiydim” diyerek anlatmıştı. Yaklaşık 12 dakika süren yürüyüş sırasında uzay aracından 15 metre kadar uzaklaştı. Bu sırada uzay elbisesi boşlukta o kadar şişmişti ki, Leonov rahat hareket edemiyor, göğsündeki fotoğraf makinesinin düğmesine basamıyordu. Leonov, uzay aracının kapısından içeri girmekte de güçlük çekti. Elbisedeki bir supabı açarak fazla havanın boşalmasını sağladı ve uzay aracına güçlükle geri döndü. Sonradan açıkladığına göre “dizine kadar tere batmıştı”. Uzay aracına geri dönememesi halinde kullanmak üzere yanında bir intihar hapı götürmüştü ancak bunu kullanması gerekmedi.

Gemini projesi (1965-66)

Amerika Birleşik Devletleri’nin Apollo programına ön hazırlık olarak oluşturduğu bu programı kapsamında iki kişilik gemini uzay araçları ile astronotlar gönderilmeye başladı. Ondan önce kullanılan Mercury roketlerinden daha büyük olan Gemini’ler uzayda rotasını değiştirebilme kabiliyetine sahipti. Gemini’de Apollo için gerekli tüm teknolojiler test edildi; bu Amerika’nın Ay’a açılma kapısıydı.

Apollo 1 faciası (27 Ocak 1967)

1957’nin ilk aylarında NASA’nın büyük bir hızla ilerlettiği uzay programı 27 Ocak 1967’de yaşanan bir felaket ile kesintiye uğradı. O gün Gus Grissom, Ed White ve Roger Bruce Chaffee Apollo 1 uzay aracının ilk yeryüzü testini gerçekleştirmek amacıyla Cape Canaveral uzay üssündeki bir rampada uzay aracının içerisine girdiler. Komuta modülü, tamamen kendi imkanlarını kullanarak denenecekti yani kendi elektriğini, kendi yakıtını ve kendi oksijenini kullanacaktı. Kontrol merkezinden tamamen bağımsız olarak yapılacak olan bu teste bu sebeple “Kablosuz” adı verilmişti. Astronotlar gerçek bir uzay aracında olunacağı gibi içerisi basınçlı saf oksijen ile doldurulmuş bir kabine kilitlenmişti. Saatler süren testler sonrasında bir ara modül ile iletişim tamamen koptu. Telsizden “Daha şurada üç bina arasında konuşamıyorsak Ay’a nasıl gideceğiz” şeklinde bir anons duyuldu. Astronotlar radyo iletişiminin tekrar kurulmasını beklerken Gus’un altında açıkta duran bir kablodan kıvılcım sıçradı ve basınçlı oksijen sebebi ile hızla alev aldı. Derken çok şiddetli bir patlama duyuldu. NASA çalışanları modülün kapağını açmak için uğraştılar ancak basınç sebebiyle hantal kapak 5 dakikada anca açılabilmişti fakat iş işten geçmişti. Yaşanan bu trajedi sonucunda Apollo programı 17 ay gibi bir süre duraksadı fakat bu sırada Apollo programı topyekün elden geçirilerek tekrar inşaa edildi üstelik komuta modülünün kapısı acil durumda 3 saniyede açılabilir şekilde tekrar tasarlandı.

Apollo 8 (21 Aralık 1968)

NASA için bir kilometre taşı daha! Apollo 8 görevi Dünya yörüngesinden ayrılıp Ay yörüngesine giren ilk görev oldu. Uçuş sırasında mürettebat ünlü “Dünya’nın Doğuşu” fotoğrafını çekti. Bu sayede mürettebatın Ay’a güvenli bir şekilde yaklaşıp geri dönebileceği kanıtlanmış oldu.

Apollo 11 (20 Temmuz 1969)

NASA’nın şimdiye kadar elde ettiği en büyük başarısı, 16 Temmuz günü Florida’nın Merritt Island kasabasında bulunan Kennedy Uzay Merkezi’nden Saturn V tarafından fırlatılan Apollo 11, NASA’nın Apollo projesinin beşinci insanlı uçuşuydu. Daha önceki uçuşlardan ikisi Ay çevresinde uçmuş ve biri Dünya yörüngesinde Ay’a iniş manevralarını gerçekleştirmişti. Bu insanlık tarihinde bir dönü noktası idi. Michael Collins Apollo 11 komuta modülünde beklerken Neil Armstrong ve Buzz Aldrin iniş modülü Eagle ile Ay’a yaklaştı ve Armstong’un başarılı pilotluğu sayesinde kayalarla dolu bir alanın üzerinden geçip 20:17’de Ay yüzeyine indi. İnişten hemen sonra Armstrong görev komuta merkezine “Houston, burası Dinginlik Üss Kartal, indi” mesajını gönderdi.

Apollo 13 (11 Nisan 1970)

Ay’a bir kez daha gitmek isteyen NASA üçüncü defa Ay’a astronot indirmek hedefiyle Apollo 13’ü gönderdi. Fakat komuta modülü Ay’a doğru giderken bir oksijen tüpü yolculuğun ortasında patladı, mürettebat ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. O sırada ünlü cümle “Houston bir problemimiz var” bu görevde söylendi. Mürettebat Ay iniş modülü olan Eagle’da kaldı ve Dünya’ya geri dönmeyi başardı.

Apollo-Soyuz projesi (Haziran 1975)

Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasındaki ilişkilerin sıcaklaşmasında büyük yardımı olan Apollo-Soyuz Test Projesi ilk uluslararası görevdir. Görevde üç astronot ve iki kozmonot ve beş ortak deney gerçekleştirildi. Apollo Komuta-Servis Modülü ve Soyuz kapsülü uzayda buluştu ve NASA tarafından üretilen bir modül sayesinde kenetlendi.


Kaynakça;