#

Tedarik hattı, SLS’in bilim görevleri için kullanılmasını sınırlandırıyor

NASA’nın yeni süper ağır fırlatma roketi SLS’in tedarik ve üretim hattı, Artemis programı dışında SLS’in kullanılmasını sınırlandırıyor. Öyle ki, Mars Örnek Geri dönüşü görevi gibi dev NASA projeleri de dahil olmak üzere pek çok görev; SLS dışında alternatif ticari yollar kullanacak gibi duruyor.

7 Temmuz’da ”Gezegen Bilimi Decadel Araştırma Yönetim Kurulu”nun SLS hakkında bir basın toplantısında; NASA’nın Marshall Uzay Uçuşu Merkezi’nden Robert Stough, SLS kullanmayı düşünen bilim görevlerinin şimdiden NASA’ya başvurmaları gerektiğini söyledi.

”Artemis programının 2020’lerin başları ile 2020’lerin sonları arasındaki fırlatma ihtiyacı göz önüne alındığında; araya bir bilim görevi sıkıştırmak çok zor olacak”

Tedarik en büyük engel

NASA’nın temel hedefi; 24 ayda 3, 12 ayda 2 SLS fırlatması yapmak olsa da, tedarik zinciri bunun için en büyük engeli oynuyor. Öyle ki, şuan ki tedarik zinciri ile yılda sadece 1 SLS fırlatmasına izin verebilir. Bu sınırlı üretim, muhtemelen 2030’ların başlarına kadar devam edecek. Bu sorunu çözmek için Aerojet Rocketdyne, RS-25 motorlarının daha ucuz ve daha hızlı üretilecek yeni bir versiyonunu geliştirilecek. Buna ek olarak NASA, Michoud Montaj Tesisi’nde merkez kademenin üretimini arttırmak için değişiklikler yapacak. ”Bu değişikliklerle beraber fırlatma hızının yılda ikiye ulaşması mümkün”.

Artemis II merkez kademe yakıt tankları Michoud Montaj Tesisi’nde

Dev yük kapasitesi

SLS’in yük kapasitesi ve performansı, özellikle dış güneş sistemine odaklanan görevlerin ilgisini çekiyor. Öyle ki, 2030’ların başında kullanılmaya başlanması planlanan SLS Block 2; Jüpiter’e doğrudan 10 ton yük gönderebilir. Centaur gibi ek aşamaların kullanılması halinde de bu miktar neredeyse iki katına ulaşabilir ve Uranüs’e kadar doğrudan görevleri mümkün kılabilir.

”Ayrıca NASA, bu tür görevlerde kullanılmak için üst kademe seçeneklerini araştırmaya devam ediyor”

NASA’nın düşük SLS üretme kapasitesi göz önüne alındığında, önümüzdeki 10 yıl içinde 1 veya 2 bilimsel görev için SLS kullanılabilecek ve bunlarda en çok önem – mesafe içeren görevler olacak. Bu görevin hangisi olacağı ise şimdilik belirsiz. Ancak en geç 2023 başında açıklanacak ”Gezegen Bilimi On Yılı” raporu burada kritik rol oynuyor. Bu rapor, 1972’den bu yana 10 yılda bir açıklanır ve NASA’nın ilerleyen 10 yıl içindeki bilimsel görevlerini belirlemesinde çok büyük bir rol oynar.

Belki…

NASA’nın Marshall Uzay Uçuşu Merkezi’nden Robert Stough, JPL’in Mars Örnek Geri Dönüşü (MSR) görevi için SLS kullanmaya ilgi gösterdiğini; ama tarihin buna engel olabileceğini söyledi. MSR’ın ilk adımı, 2020 yazında ticari bir roket olan Atlas 5 ile fırlatılırken, üçüncü ve son aşaması ise ESA’nın Ariane 6 roketiyle fırlatılacak. Görevin ikinci aşaması için SLS istense de, bu aşamanın fırlatma tarihi 2026 olduğu için bu pek mümkün değil.

Mars Örnek Geri Dönüş görevinin ikinci fazı kapsamında, örnek tüplerinin yüklendiği roket Mars yüzeyinden yükseliyor

Tedarik zinciri dışında başka bir sorun ise SLS’in fırlatma sırasında yaydığı titreşim. SLS’in iki beş segmentli katı yakıt iticisi fırlatma boyunca ciddi oranda titreşim yayıyor ve bu olabildiğince kompleks olan uzay araçlarına hasar verme kabiliyetine sahip.

Tüm bu sebeplerden dolayı SLS, sadece kullanılması mecburi görevlerde kullanılacak. Bu mecburilik ise en temel olarak uzak mesafeleri hedefleyen (Neptün ve ötesi) görevleri kapsıyor. Bu kategoride henüz kabul edilen bir görev yok ve hepsi henüz öneri aşamasında. Ancak bu öneri listesi içinde SLS ile fırlatılması en muhtemel görev, bir Plüton iniş görevi.

Önerilen Plüton iniş görevi

Peki bu ne kadar büyük bir sorun?

Rusya ve Çin’in aksine Amerikan Uzay Endüstrisi, tek bir kuruluşa dayanmıyor. Ve bu, özellikle bilim görevlerinin fırlatılması için NASA’ya büyük bir avantaj sağlıyor. Öyle ki, NASA ilk yıllarından beri uzay aracı üretiminden roketlere kadar pek çok konuda özel şirketlerle ortak çalışıyor.

Önümüzdeki 10 yıl boyunca, özel şirketler tarafından geliştirilip üretilen pek çok önemli fırlatma aracı kullanıma girecek. Bu liste içindeki en büyük pay ise itirazsız olarak Starship’e ait. SpaceX’in normal roket anlayışlarının çok dışına çıkıp büyük riskler alarak geliştirdiği Starship; yörüngede yakıt ikmali sayesinde SLS’ten kat be kat daha fazla yükü uzak mesafelere taşıyabilir.

Starship, önümüzdeki 5 yıl içinde her ne kadar (muhtemelen) Mars görevi alamayacak olsa da; dış güneş sistemine ulaşmada büyük bir avantaj sağlayabilir. Starship henüz yörünge uçuşunu yapmamasına rağmen bu yıllarda bile bu teknolojiye güvenen bilimsel görevler mevcut. Öyle ki, henüz öneri aşamasında olup Derin uzay teleskobu ve Triton’a inecek bir küçük araçtan oluşan Arcanum görevinde Starship kullanılması planlanıyor.

Arcunum görev ekipmanı, ek aşamalar ile birlikte fırlatmanın ardından Starship’ten ayrılıyor.

Derin uzay haricinde de Amerika pek çok yönden oldukça iyi roketlere sahip. Herhangi bir Mars veya Venüs görevlerinde kullanılabilecek Vulcan Centaur, Falcon Heavy veya doğal olarak Starship bu konuda NASA’ya avantaj sağlıyor. Bu gezegenlere daha küçük yükler içinse, Blue Origin’in New Glenn roketi veya RocketLab’in Neutron yada Electron roketleri kullanılabilir.

RocketLab’in Electron roketiyle fırlatılacak özel Venüs görevi / 2023