#

Kızışan uzay turizmi yarışı: New Shepard VS SpaceShip

2000’li yıllarda gelişen yeni bir uzay kavramı da, ironik bir şekilde uzay turizmi. 2000li yılların başında başlayan çalışmalar; içinde bulunduğumuz 2021 Temmuz’unda büyük bir kilometre taşını daha geride bırakıyor. Öyle ki, uzay turizminin iki devi Virgin Galactic ve Blue Origin şirketlerinin sahipleri; kendi araçlarıyla uzaya gitti – gidecek. Peki, uzay turizmi ne anlama geliyor; hangi şirket daha iddialı ve bu kavram geleceğimizde nasıl bir yer tutacak?

Uzay Turizmi Kavramı?

Aslına bakacak olursak uzay turizmi pek te eski olmayan bir kavram olsa da, aslında temelleri oldukça eskiye dayanıyor. Apollo programının iptali sonrasında geliştirilen ve 2011’e kadar aktif olan Uzay Mekiği programı, uzay turizminin temelleri attı. Peki nasıl?

Aslında, uzay mekiğinin temel amaçlarından biri de buydu: Uzayı herkese açmak. Uzay mekiği sayesinde 30 yıl boyunca öğretmenden bilim adamına kadar pek çok insanı yörüngeye taşıdı. Bu, ”Herkes İçin Uzay” kavramının doğuşuydu.

Bu kavram, 2000li yılların başında gerçek anlamda bir uzay turizmine evrildi. Amerikalı bir havacılık ve uzay mühendisi olan Burt Rutan’ın kariyeri boyunca geliştirildiği pek çok uçak içinde en önemlilerinden biri de; uzay turizminin dönüm noktası sayılabilecek SpaceShipOne idi. SpcaeShipOne yaklaşık 2 yıl boyunca aktif olarak görev yaptı ve 3 görevde 100 km karman sınırını aştı. SpaceShipOne’ın uçuşları yörünge altıydı ve birkaç dakikalık bir yerçekimsiz ortam yaratıyor ve muhteşem bir Dünya manzarasına sahipti.

Bu birkaç dakikalık yerçekimsiz ortam kavramı, günümüzdeki uzay turizminde hala ön planda. Hem Blue Origin hem de Virgin Galactic; birkaç dakikalık bir yerçekimsiz ortama sahip. Ancak bunların aksine, SpaceX’in Crew Dragon aracı gibi araçlar 1 haftaya kadar yörüngede kalarak uzun bir zaman ölçeği sağlayabilir; tabi ki bu da on milyon dolarları bulan ve pek çok kişi için erişilemez bir fiyat anlamına geliyor.

Uzay turizminde tartışılan başka bir konu ise, bu yolcuların astronot sayılıp sayılmayacağı. Teknik olarak asrtonot veya kozmonotların tanımı ”Uzay araştırmalarında yer almak için eğitilen” kişi olduğunu düşünürsek; bu tanımı turistler için yapmak pek doğru olmaz. Astronotlar veya kozmonotlar, bu ünvana erişmek için aylar süren eğitim görüyor. Bunun aksine uzay turistleri günler ile sayılabilecek kadar kısa temel bir eğitim alır. Bu kişiler için en doğru tanım ”Uzay Turisti” olsa gerek. Elbette bu oldukça yüzeysel bir tanımdır ve istisnalara tabi tutulabilir.

Hayley Arceneaux, SpaceX’in Inspiration4 görevi için eğitim sırasında. Inspiration4 astronotları, diğer uzay turistlerinin aksine bir astronot gibi eğitim aldıkları ve bir uzay aracını kullanmayı öğrendikleri için astronot sayılabilir. | Credit: John Kraus

Virgin Galactic

Uzay mekiğini getirdiği temelleri es geçersek, uzay turizmi gerçek anlamda Abousheh Ansari adında iranlı bir iş kadınının hayali ile başladı. Küçüklüğünden beri gökyüzüne hayranlık duyan ve uzaya gitmek isteyen Ansari, 2000li yılların başında Amerikalı havacılık ve uzay mühendisi Burt Rutan ile konuşarak, kendisini uzaya taşıyacak bir araç geliştirilmesi için Rutan’ı ikna etti.

Burt Rutan geliştirdiği araç, günümüzde SpaceShipOne olarak biliniyor. SpaceShipOne, hepsi 2004 yılında olmak üzere 3 defa karman sınırını geçen görevler yaptı ve ardından kullanımdan kalktı. SpaceShipOne’ın başarısının ardından, Virgin Group’un kurucu Richard Branson uzay turizmi sektörüne girmeye kadar verdi ve 2005 yılında Burt Rutan ile ortaklaşa ”The SpaceShip Company”yi kurdu. Ardından The SpaceShip Company, SpaceShipOne’ın daha gelişmiş ve uzaya çok daha fazla yolcu taşıyabilen versiyonu olan SpaceShipTwo üzerinde çalışmaya başladı.

SpaceShipOne, başarılı bir görev sonrası iniş pistinde

İlk üretilen SpaceShipTwo, VSS Enterprise adında bir tam ölçekli modeldi. Çoğu aerodinomik test olmak üzere 38 defa uçuş yaptı ve SpaceShipTwo’nun geliştirilmesi ve tamamlanması büyük bir katkısı oldu. Ancak, 2014’deki uçuş sırasında kanatların yönünü sabit tutan bir kilit yanlışlıkla açıldı ve VSS Enterprise, hava basıncına dayanamayarak havada parçalandı. Bu kaza, pilot Peter Siebold’un ağır yaralanmasına sebep olurken, yardımcı pilot Michael Alsbury hayatını kaybetti. Bu, SpaceShipTwo kaynaklı 4. ölümdü; bundan önceki üç ölüm sebebi yakıt tankının basınç testi sırasında patlamasıydı.

Bu kazadan sonra 4 yıl boyunca SpaceShipTwo herhangi bir uçuş yapmadı. VSS Enterprise kullanılamaz hale geldiği için VSS Unity adında yeni bir SpaceShipTwo üretildi. VSS Unity, ilk uçuşunu 2018’de yaptı. 2021 Temmuz itibariyle 4ü başarılı olmak üzere 5 uçuşa sahip. Ayrıca 11 Temmuz 2011’deki 5. uçuşu sırasında, Virgin Group’un kurucusu Richard Branson da uzay sınırına doğru gidenlerin arasındaydı; aynı zamanda bu, SpaceShipTwo’nun ilk tam mürettebatlı göreviydi.

SpaceShipTwo ilk kez başvuruya açıldığında 60.000 kişi başvursa da, ilk etap için bunlardan sadece 300 kişi kabul edildi. Uzay sınırına uçacak bu 300 kişinin arasında Tesla ve SpaceX’in kurucusu Elon Musk’ta var.

SpaceShipTwo, uçakla kalkıştan hemen sonra.

Blue Origin

Uzay turizmi alanına giren bir başka isim ise Jeff Bezos. Jeff Bezos’un 2000 yılında kurduğu Blue Origin, 2006 yılından itibaren New Shepard üzerinde çalışıyor. Adını, uzaya çıkan ilk Amerikalı Alan Shepard’tan alan New Shepard, Temmuz 2021 itibariyle 15 başarılı uçuş yaptı.

Bu uçuşların hepsine kapsül başarıyla Dünya’ya geri dönerken, ilk uçuşta birinci aşama iniş sırasında başarısız oldu; bunun dışında geri kalan tüm uçuşlar tamamen başarılıydı. New Shepard’ın ilk mürettebatlı uçuşu ilk olarak 2019 için planlansa da, artık bu mürettebatlı uçuş için 20 Temmuz 2021 hedefleniyor. 20 Temmuz, aynı zamanda Ay’a ilk insanlı iniş ve Amerika’nın Mars’a ilk inişinin yıldönümüdür.

Bu ilk mürettebatlı uçuşta; Jeff Bezos, Jeff Bezos’un kardeşi Mark Bezos, iptal edilen Mercury 13 görevinin astronotu Wally Funk (aynı zamanda uzaydaki ilk Amerikalı kadın olacaktı) ve 28 milyon dolar vererek açık arttırmayı kazanan bir milyoner yer alacak. Bu 4 kişi dışında araçta 3 adet boş koltuk bulunmakta ancak bu boş koltuklar, ilerleyen tarihlerde dolabilir.

New Shepard’ın ilk aşaması, başarılı bir görev ardından dikey bir şekilde piste iniyor. | Credit: Blue Origin

Hangisi daha iyi?

Peki, şimdi yazının ana amacına geri dönelim; hangi uzay aracı daha ‘tercih edilebilir’?

Bu kıyaslama için muhtemelen en iyi 4 alan aşağıdaki gibi olacaktır: Fiyat, Güveninirlik, Mürettebat ve uzay sınırına erişimi…

Fiyat

Belki de, uzay turizminde en önemli şey her bir koltuk başına fiyattır. New Shepard’ın koltuk başına fiyatı henüz açıklanmasa da, muhtemelen 300.000 dolar seviyelerinde olacak. Bunun aksine SpaceShipTwo, 250.000 dolarlık bir koltuk başı fiyata sahiptir.

Her iki aracın fiyatları da, ortalama bir Amerikan vatandaşının karşılayabileceği seviyede bulunuyor. Her iki fiyat ta, ortalama bir Amerikan ev fiyatının neredeyse yarısında. Konunun uzaya gitmek olduğunu hesap edersek bu fiyatlar oldukça iyi seviyede. Elbette fiyatlara katkı sağlayan şeylerden biri de iki aracında tamamen yeniden kullanılabilir olması.

Güveninirlik

Elbette, insanlı bir uzay uçuşu düşünülünce oldukça önemli olan şeylerden biri de can güveninirliği olsa gerek. Bu alanda ise New Shepard, SpaceShipTwo’dan çok daha önde. New Shepard 2021 Temmuz itibariyle 15 başarılı uçuş yaptı ve bu onlara %100’lük bir başarı oranı sağlıyor.

Ancak SpaceShipTwo, daha kötü bir geçmişe sahip. Üretilen ilk SpaceShipTwo olan VSS Enterprise, 2014 yılındaki test uçuşu sırasında kanatı sabit tutan bir kilidin açılması yüzünden parçalandı ve 1 pilot hayatını kaybetti. İkinci üretilen SpaceShipTwo olan VSS Unity, Aralık 2020’de yapılan test uçuşu sırasında motorlarını ateşleyemedi ve araç uzay sınırına gidemeden piste geri dönmek zorunda kaldı. Tüm bunlara ek olarak, 2007 yılında SpaceShipTwo’nun yakıt tankının basınç testi sırasında tank patlaması sonucu 3 mühendis hayatını kaybetti.

2014’teki kaza sonrası SpaceShioTwo VSS Enterprise enkazı

Mürettebat

Bir başka karşılaştırma alanı ise, tek seferde taşıyabileceği maksimum yolcu sayısı. New Shepard, tamamen otonom kullanımla beraber 7 kişiyi uzay sınırına taşıyabilirken; bu sayı SpaceShipTwo’da 6 yolcu ile sınırlıdır. Aslında teknik olarak SpaceShipTwo uzay sınırına 8 kişi taşısa da bunlardan ikisi aracı kullanan pilotlar olarak görev yapan eğitimli kişilerdir.

SpaceShipTwo’nun iç dizaynı
New Shepard iç dizaynı

Uzay?

Aslında bu konu, kendi başına bir yazı olabilecek kadar derin. Özellikle son yıllarda, uzay sınırının tekrar 80 km’ye düşürülmesi gündem de olsa da; içinde bulunduğumuz yıllarda bu sınır 100 kilometre olarak kabul ediliyor. Biz bir bilim adamı olmadığımız için de, bilimin verdiği kararlara saygı duymak en doğrusu olur.

Bu 100 kilometre sınırını baz alındığında, New Shepard yolcuları teknik olarak uzay sınırına taşıyabilirken; SpaceShipTwo yaklaşık 15 kilometre altına götürüyor. Peki, bu gerçekten önemli mi? Doğrusunu söylemek gerekirse, 105 kilometre ile 85 kilometre arasında neredeyse hiçbir fark yok. İkisi de yerçekimsiz bir ortam ve büyüleyici bir Dünya manzarası görürken, 105 kilometre doğası gereği daha çok yerçekimsiz ortam anlamına geliyor. Ayrıca tabi bu işin için de, gönül rahatlığıyla ”Uzaya gittim” diyebilmek de var.

Tüm bunlar ne anlama geliyor?

Peki, tüm bu yazı boyunca okuduklarınız ne anlama geliyor? Aslında bu, kişiden kişiye değişebilecek şekilde değişse de; burada bana göre yapılabilecek en mantıklı yorum New Shepard’ın pek çok yönden daha avantajlı olduğudur. Yalnızca 50.000 dolar fark ile, gerçekten uzaya gitmiş olmakla beraber; güvenli olma ihtimali çok daha yüksek bir araçla uçmak en iyisi olurdu. Ayrıca, New Shepard tamamen otonomken; SpaceShipTwo pilotlar tarafından yönetiliyor ve bu da bir kaza olma ihtimalini kat be kat arttırıyor.

Bunlara ek olarak, New Shepard ile yaklaşık 20 dakikada yolcuğu tamamlarken; SpaceShipTwo’da yaklaşık 2.5 saat uçağın yükselmesini beklemek zorunda kalıyorsunuz. Tüm bunları hesaba katarsak, New Shepard’ın çok daha avantajlı olduğunu söyleyebilirim.

New Shepard kalkış esnasında | Credit: Blue Origin