#

Uzay yarışının sonu: Apollo Soyuz

Bu yazı, ”Uzay Yarışının Sonu: Apollo Soyuz” adlı videonun metninden uyarlanmıştır

Uzay tarihi denince aklımıza genellikle Sovyetler ve Amerika arasındaki yarış gelse de; bu olaylar kadar önemli bir olay daha var: Apollo Soyuz. Bu önemli proje, çekişmeli Ay yarışının ardından tekrar gündeme gelen ve hala bu yıllarda bile devam eden uzay teknolojilerindeki uluslararası ortak işbirliğinin başlangıcını temsil ediyor. Peki, uzay alanında ortak işbirliğini temsil eden bu proje nasıl başladı, Apollo ile soyuz birbirine nasıl kenetlendi ve bu olay bugünümüzü nasıl şekillendiriyor?

Tarih

Aslına bakacak olursak, Apollo-Soyuz’un ana amacı Amerika ve Sovyetler arasındaki gerilimi azaltmak ve uzay konusunda birliği sağlamaktı. Ancak, bu hedefler bu projeden çok daha öncesine dayanıyor. 1962 yılında, John F Kennedy öncülüğünde imzalanan Blagonravov anlaşması da aynı amacı taşıyordu. Ancak, iki ülke arasında artan insanlı uzay görevi yarışına ek olarak; 1963’te John F Kenndey’nin süikaste uğraması ve 1964’te Kruschev’in görevden alınmasının ardından bu anlaşma tamamen unutuldu. Ardından iki ülke de Ay’a ulaşmak için birbirlerinden hızlı olmaya çalıştı.

Ekim 1970’te, NASA yöneticisi Thomas Paine, ortak bir uzay görevi için Sovyet Bilimler Akamedisi başkanı Mstislav Keldysh’e mektup gönderdi. Bu teklife Keldysh olumlu baktı ve teknik ayrıntıları tartışmak için bir toplantı yapıldı. Ayrıca bu görevi dönenim ABD başkanı Nixon’ta benimsiyordu ve NASA’ya ”Uzaya bağlı kaldığınız sürece, yapmak istediğiniz her şeyi yapın” demişti. Ayrıca, her iki tarafta birbirini teknik açıdan eleştiriyordu. Sovyetler, Apollo kapsülünün son derece karmaşık olmasından dolayı oldukça tehlikeli olarak yorumlarken; Amerika ise Soyuz’u yedek ekipman bakımından yetersiz görüyordu.

Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen Nisan 1972’de, ABD ve Sovyetler uzayın keşif ve barışçıl amaçlarla kullanılması için anlaşma imzaladı. Bu anlaşmada, Apollo-Soyuz için fırlatma tarihi 1975 olarak hedeflenmişti. 2 Aralık 1974’te ise sovyetler Soyuz 16’yı uzaya gönderdiler. Ayrıca bu denemede ABD ve Sovyet yer kontrol ekiplerinin birlikte çalışmasının provası yapıldı.

Görev

Soyuz 19 Aleksey Lenov ve Valeri Kubasov ile 15 Temmuz 1975’te yani 46 yıl önce bu gün Baykonur Uzay Üssünden fırlatıldı. Apollo aracı ise aynı gün Thomas Stafford, Vance Brand ve Deke Slayton ile Kennedy Uzay Merkezinden fırlatıldı.

17 Temmuz 1975’te Amerikan Apollo ve Sovyet Soyuz araçları kenetlendi. Bu çok önemli bir andı. Astronotlar ve Kozmonotlar kenetlendikten sonra bazı kutlamalar gerçekleştirdiler ve birbirlerinin uzay araçlarına geçerek incelemeler ve deneyler yaptılar. Kenetlenmeden 44 saat sonra iki uzay aracı birbirinden ayrılarak 50 metre kadar uzaklaştılar. Apollo uzay aracı, gölgesini soyuz’un üzerine düşürerek yapay bir güneş tutulması yarattı, böylece soyuzdaki kozmonotlar Güneş’in taç tabakasının fotoğraflarını çekebildiler. Bu deneyden sonra iki uzay aracı tekrardan kenetlendiler.

Üç saat daha kenetli bir durumda duran uzay araçları, ikinci ve son kez ayrıldılar. Uzay araçları 40 m mesafeden morötesi emilim deneyini gerçekleştirdiler. Bu deney, yörünge yüksekliğinde oksijen ve azot elementlerinin tam miktarını tespit etmek amacıyla yapılmıştı.

Bundan sonra uzay araçları kendi yollarına gittiler. Soyuz 19, 21 Temmuzda Kazakistan’a indi. Apollo ise bir dizi deney daha gerçekleştirdikten sonra, 24 Temmuz’da Dünya’ya döndü. Ancak Apollo’nun Dünya’ya inişi sırasında az kalsın bir felaket yaşanıyordu: bir hata sonucu, iniş sırasında Apollo’nun otomatik doğrultu düzeltme sistemi açık kalmıştı. Paraşütler açıldığı gibi bu sistem devreye girdi, sistemin devreye girmesiyle hava süpapları açıldı ve toksik gazlar kapsüle dolmaya başladı. Astronotlar boğulma tehlikesi atlatsalar da ciddi bir zarar görmediler ve tarihi bir başarıyla iki ekipte sağ salim Dünya’ya döndü.

Bu tarihi başarının etkileri, aslında şuanda bile devam ediyor. Bu kenetlenmenin ardından katlanarak artayan işbirliği; zamanla Mir uzay istasyonu ve daha sonrası ISS gibi dev projelere öncü oldu. Ancak, içinde bulunduğumuz yıllar itibariyle bu işbirliği yavaşça parçalanıyor. Rusya geçtiğimiz aylarda 2025 yılı itibariyle ISS’ten ayrılıp kendi uzay istasyonunu kuracağını söyledi. Öte yandan, Amerika ile Çin arasındaki yeni ay ve mars yarışı da bu birliği daha da kötü etkiliyor. Tüm bu işbirliği bozulmalarına rağmen şunu kesinlikle söyleyebiliriz ki, gelecek heyecan verici olacak.