#

Rusya ISS’i Terk Mi Edecek?

Bu yazı, Uzay Çağında Yolculuk Youtube kanalında bulunan “Rusya ISS’den Ayrılırsa Ne Olur?” adlı videonun yazılı metninin sitemize uyarlanmış halidir.

Bildiğiniz üzere Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın Uzay çalışmalarına büyük etkileri oluyor. Bu etkilerden en önemli olanlardan biri de şüphesiz Uluslararası Uzay İstasyonuna olan etkileridir. Zaten 2024 yılında uluslararası uzay istasyonundan ayrılmayı planlayan Rusya, kendilerine yapılan yaptırımlara bir karşılıkta buradan vermeyi planlıyor. Rusya’nın uluslararası uzay istasyonu için ne kadar önemli olduğunu ve ayrılmalarının ISS’in geleceğini tehlikeye atacağını belirttiler. Biz de bu yazımızda bu konuyu anlatacağız. Rusya cidden ISS için ne kadar önemli ve ISS’den ayrılması ne kadar etkili olur?

Bu konuya değinmeden önce ISS’i biraz daha yakından tanımakta fayda var. ISS yani Uluslararası Uzay İstasyonu’nun yapımı, 1998’de Kazakistan’dan fırlatılan Zarya modülü ile başladı diyebiliriz. Zarya’dan bir ay sonra da Amerikan Unity modülü fırlatıldı ve bu iki modül yörüngede bir araya geldi. Yıllarca süren çalışmalar ve eklenen yeni modüller sonucunda ise günümüzde tüm heybeti ile yörüngede dolaşan ISS oluştu.

Teknik anlamda bakacak olursak istasyon iki bölümden oluşuyor:

İlki: Entegre Kafes Yapısı, alüminyum ve paslanmaz çelikten yapılmıştır. 110 metrelik bu yapı istasyonun enerji ihtiyacını karşılayan devasa güneş panellerinin ve istasyonun soğutma ihtiyacını karşılayan radyatörlerin bulunduğu yani genel olarak istasyonun lojistik ihtiyaçlarını karşılayan kısımdır.

İkinci bölüm ise basınçlandırılmış modüller, daha açıkça söylemek gerekirse astronot ve kozmonotların içinde barındığı, tüm zamanlarını geçirdiği bölüm. Bu bölümde toplam 17 modül bulunmakta. Bunlardan 6’sı Rusya’nın, 8’i Amerika Birleşik Devletleri’nin, 2’si Japonya’nın ve kalan diğer 1 modül de Avrupa’nın. Buradan da açıkça görebileceğimiz gibi İstasyonun neredeyse yarısı aslında Rusya’nın.

Bu durumda Rusların ayrılması durumunda çok kötü sonuçların yaşanacağını düşünebilirsiniz. Fakat entegre kafes yapısının tamamı istasyonun Amerikan tarafında bulunmakta. Yani Rusya’nın ayrılması durumunda bu açıdan hiçbir sorun yaşanmayacak.

Peki Rus tarafı ayrıldığında, eğer güneş panelleri, radyatörler ve diğer kritik yapılar Amerikan tarafında kalacak ise oluşacak bu yeni istasyonlarını nasıl yaşatacaklar? Rusların doktrinine göre istasyondaki her bir modül tek başına bir istasyon değerindedir. Yani her modülün kendi güneş panelleri, radyatörleri, yaşam destek sistemleri bulunur. Geçmişe baktığınızda da bunu çok rahat bir şekilde görebilirsiniz. Mesela MIR uzay istasyonuna bakacak olursanız her yerden bir şeyler çıkan, çok karmaşık bir görüntü var. Adeta bir çöp yığınına benziyor.

Mir Uzay İstasyonu

Bu doktrinin avantajı ise şu: Mesela istasyondaki herhangi bir modülde sorun yaşandı diyelim, modülle olan tüm bağlantılar kesilebilir ve kozmonotlar istenen başka bir modüle geçerek orada işlerine devam edebilirler. Her modül kendi kendine yetebildiği için bu gibi durumlar çok da sorun oluşturmaz. Fakat ISS böyle bir yapıya sahip değil, güneş panellerine büyük bir hasar gelse, ISS’in Amerikan tarafında büyük bir elektrik krizi doğar ve sonuçları hiç iyi olmaz.

Peki Ruslar hangi konuda ISS’teki ortaklarını tehdit ediyor? Tabii ki de İstasyondaki en önemli görevleri olan yörünge yükseltme manevralarından. Şu an ISS’in herhangi bir sebepten yörüngesi yükseltilmek istenilirse ya da rastgele bir uzay çöpü ile tehlikeli bir yakın geçiş gerçekleşecek olursa istasyondaki “Progress” kargo uzay araçlarının motorları kullanılarak manevralar yapılıyor. Geçmişte bu görevi ESA’nın kargo aracı ATV de üstlenebiliyordu. Fakat o da 2014’te son uçuşunu yaptı ve emekli oldu.

ATV Uzay Aracı

Diyelim ki Ruslar kararlarını verdi ve istasyondan ayrıldı. Ne olacak? Bu konuya üç açıdan bakabiliriz. Lojistik, yörüngede kalma ve uzay çöpleri. Lojistikte sorun yaşamayacaklarını söylemiştik, peki yörüngede kalma? Hele ki Progress’ler yokken. Roscosmos başkanı Dmitry Rogozin, işte tam bu noktadan vurarak, onları bu durumdan kimin kurtaracağını sormuştu. Cevap ise Elon Musk’ın da ifade ettiği gibi: SpaceX. SpaceX’in bir şeyleri ne kadar hızlı bir şekilde ürettiğini, geliştirdiğini ve fırlattığını hepimiz görüyoruz. Bu konu da Dragon’lara yapılacak bir ekleme veya başka bir sistem ile çözülebilir.

Burada aklınıza şu soru gelebilir. SpaceX, istasyon atmosferde yanmadan önce bu sistemi geliştirip fırlatabilir mi? Buna da evet diyebiliriz. Çünkü ISS’in ömrü öyle kolayca tükenmeyecek. Şunu söyleyebiliriz ki ISS, herhangi bir yardımcı ateşleme olmaksızın 2 yıldan fazla yörüngede kalabilir ki SpaceX’in iki yıllık bir sürede neler neler yapabildiğini söylemeye gerek bile yok.

Dragon 2 Uzay Aracı, ISS’e kenetli durumda

Tamamdır, ikinci sorunumuzu da çözdüğümüze göre son ve en ciddi soruna gelelim; uzay çöpleri. İşte işler burada biraz sıkıntıya giriyor. ISS, yörüngede iki yıldan fazla kalabilir evet ama bunun için her şeyin düzgün gitmesi gerekiyor. Eğer bu süreçte herhangi bir uzay çöpü ile karşılaşırsa ISS’in yapabileceği pek bir şey yok. Belki halihazırda istasyonda olan Cygnus ya da Dragon’un motorları bir şekilde kullanılabilir. Fakat bunun da ne kadar faydalı olacağını bilemeyiz. İşte bu konu ISS için gerçekten kritik ve bu konuda Ruslara ihtiyaç var.

Peki bu sırada Ruslar ne yapacak? Önceden de dediğimiz gibi lojistikte onlar da çok büyük sorunlar yaşamazlar. Ama Rusların bundan daha da büyük bir sorunu var, o da modüllerinin çok ama çok yaşlı olması. Nauka ve Prichal dışındaki diğer modüllerden en genci 12 en yaşlısı ise 24 yaşında. Ve bu beraberinde bolca sorun getirmekte. Zaten bu yüzden ISS’den 2024’te ayrılmayı planlasalar da son yaşanan olaylardan sonra Rusların planlanandan daha erken ayrılması oldukça olası.

Diğer Rus modüllerine göre daha yeni olan Nauka modülü (solda)

Bu soruna şöyle çılgınca bir çözüm ile gelebiliriz, modülleri Çin’in uzay istasyonuyla birleştirmek. Fakat şöyle bir sorun var ki Çin’in uzay istasyonu CSS ile ISS’in yörüngeleri arası yaklaşık 10°’lik bir yörünge eğimi farkı var. Eğer biraz matematik yaparsak bu tarz bir manevra için yaklaşık 1340 metre/saniyelik bir delta v’ye ihtiyacımız olduğunu görürsünüz. Bu değer hiç de azımsanacak bir değer değil. Nauka modülü tamamen yakıtı dolu olsa bile böyle bir yörünge değiştirme manevrası yapamaz. Yani Ruslar Amerika’yı tehdit ederken aslında kendilerini çok daha büyük bir tehlikeye atıyorlar.

Rusya’nın ellinde bulunan yepyeni iki modül var ve bunları çöpe atmak da hiç de mantıklı değil. Belki tüm modülleri bir süre yörüngede tuttuktan sonra sadece yeni olan modülleri yani Nauka ve Prichal’i alarak 2025’te inşasına başlayacakları ROSS uzay istasyonun taşırlar. Fakat kutupsal yörüngede bulunacak bu yeni istasyona ulaşmak için yaklaşık 6048 metre/saniyelik bir Delta v’ye ihtiyaçları olacak. Yani bu ihtimal de imkânsız.

ROSS Uzay İstasyonu tasarımı

Gördüğünüz gibi Rusya’nın ISS’den ayrılması özellikle Rusya için ortaya bazı teknik sorunlar çıkaracak. Ama bundan daha önemli bir şey var o da politik sorunlar. Çünkü ilk modülünün fırlatılmasından bu yana burada yani Dünya’da ne olursa olsun 24 yıldır Dünya’nın etrafında dönmekte olan bu Uzay İstasyonu, Dünya’da bulunan tüm bu ülkelerin farklılıklarını bir kenara koyup belli bir amaç uğruna bir araya gelerek oluşturduğu en büyük uluslararası iş birliği ve şu anda yaşanan gerilim bu iş birliğini sonlandırmak üzere. ISS Dağılırsa, bu dağılma ISS’i ABD ve müttefiklerinin uzay istasyonuna dönüştürecek. Umarız Rusya, bu yaptırımları uygulamaktan vazgeçer ve Rusya’yı Uluslararası Uzay İstasyonu’nda en azından birkaç yıl daha görürüz.