#

UZAYDAN UYDU ÇALMAK??

Bu yazı, “Uzayda Bulunan Bir Uyduyu Çalmak Mümkün Mü?” adlı videomuzun yazılı metninin sitemize uyarlanmış halidir.

Uzaydan uydu çalmak, günümüzde git gide gelişen uzay teknolojilerinde oldukça ilginç bir konu. Özellikle uzay mekiği zamanlarında iyice ilgi görmüş, yeri geldiği zaman faaliyete geçirilmiş olan bu konu; günümüzde ise farklı yollarla hala devam etmekte.

Peki, yazı boyunca değineceğimiz bu uydu çalma terimi nedir, neyi amaçlıyor, ne gibi yollara sahip ve günümüzde nasıl kullanılmakta?

Konunun detaylarına girmeden önce, ilk başta muhtemel iki terimden başlamak en doğrusu olur. Uzaydan uydu çalmak terimini kullanmak, her ne kadar ilk olarak kulağa ‘’uyduyu gerçek manada yakalamak’’ kavramını getirse de konu sadece burada bitmiyor.

Bu konu temel olarak iki farklı terime ayrılıyor; ilki iletişim sistemlerini hackleyerek, ikincisi ise fiziksel manada çalmak.

Hack ile çalma

Hack yoluyla çalmak aslında güncel uzaya oldukça yakın bir tabir. İletişim sistemlerini hacklemek, özellikle son 10 yılda sıklıkla duyduğumuz bir tabir. Bu konuya en yakın örneği, hakkında videosunu da hazırladığımız ‘’Rusya-Ukrayna’’ savaşı. Bu savaş sırasında bazı batılı hackerlar, Rusya’nın uydularını iletişim ağı üzerinden hacklemeye çalıştılar. Ancak bu girişim, Baykonur’un yüksek siber güvenliği sayesinde başarısız oldu. Her ne kadar bu girişim başarısız olsa da, başarılı olunması durumunda Rusların sivil, iletişim, gözlem ve askeri gibi uyduları karşı tarafın kontrolüne geçecekti. Bu tam anlamıyla, uyduyu çalmaktı.

Rusya – Ukrayna Savaşının Uzay çalışmalarına olan etkisi hakkındaki videomuz

İletişim sistemleri üzerinden veri elde etmek veya uydunun kontrolünü ele geçirmek, geçmişte kullanıldığı gibi bugünlerde de kullanılabilecek bir yöntem. Bu yöntem ile uydulardan veri elde etmenin günümüzde sıklıkla kullanılması oldukça muhtemel, ancak bilgiler askeri olduğu için bilme ihtimalimiz neredeyse imkansız.

Fiziksel olarak çalma

Uzaydan uydu çalma konusunda bir başka terim, uyduyu fiziksel anlamda çalmak. Uzay tarihi boyunca çok büyük oranda uyduyu getirmek değil, fırlatmak ön planda olmuştur. Ancak Amerika’nın Uzay Mekiği ve Sovyetler’in Yörünge Gemisini geliştirmesiyle birlikte, bu kavram iki yöne birden döndü.

Uzay Mekiği, Dünya’ya bir şeyleri geri getirebilme açısından devrim niteliğindeydi.

Bu konuda en iyi örnek, Uzay Mekiği’nin erken yıllarıdır. NASA uzay mekiğini geliştirmeye başladığı zaman, Amerikan Ordusu’nun koyduğu şartlardan biri de yörüngedeki bir uyduyu geri getirebilme kabiliyetine sahip olmasıydı. Bu şartın konulmasında arızalı uyduları tamir etmek veya geri getirmek gibi ihtiyaçlar olsa da, bu şartın olası bir durumda sovyet uydularına karşı kullanılma ihtimali de oldukça yüksekti. Burada uyduların uzay mekiği ile uyumu gibi sorunlar olsa da, bu madde daha sonradan kaldırıldığı için sorunların üzerine gidilmedi.

Her ne kadar bu madde kaldırılmış olsa da uzay mekiği, yörüngeden bir uyduyu getirme kapasitesine sahipti. Örneğin 1984 yılında yapılan STS-51A görevinde iki adet arızalı iletişim uydusu uzayda yakalanmış ve başarıyla Dünya’ya geri getirilmişti. Yine aynı şekilde Uzay Mekiği, Hubble uzay teleskobunu da birkaç defa yakalayıp üzerinde servis görevi de yapmıştı.

STS-51A Görevinden bir kare – NASA

Sonuç olarak Uzay Mekiği, iptaline kadar olan görev süresi içerisinde uzaydan uydu getirse bile herhangi bir çalma girişiminde bulunmadı.

Gelecek Yıllarda Uydu Çalma

Günümüzde ise uzaydan uydu getirme faaliyetini yapabilecek tek araç, henüz geliştirme aşamasında olan SpaceX’in Starship’idir. Starship’in böyle bir amacı henüz olmasa da, bunu yapabilecek kapasiteye sahip. Böyle bir kabiliyete sahip olmanın arkasında ise temel amacının Mars’a insan taşımak olması yer alıyor. Starship, Mars’a insan taşımak için geliştirildiğinden dolayı çoğu roketin aksine Dünya’ya geri dönebilecek şekilde tasarlandı. Elbette ki, Starship’in böyle bir amaç için kullanılıp kullanılmayacağı oldukça belirsiz.

Starship’in devasa bir kargo kapağına sahip olması bekleniyor.

Tüm bunların yanına şunu da eklemek gerekir ki, özellikle önümüzdeki on yıllarda iletişim sistemlerini hacklemenin git gide yaygınlaşması kaçınılmaz bir gerçek. Zira kurulan yeni uzay istasyonları, askeri uydular, gelişmiş uzay araçları ve ay üsleri devletler arasındaki çekişmeyi bir hayli arttıracak. Bu gibi ortamda sistemlerin ele geçirilmesi de aynı oranda artacaktır.

Özetle:

Tüm bu fikirleri değerlendirdikten sonra şunu söylemek en doğrusu olur ki ‘’Uzaydan uydu çalma’’ teriminin en kullanışlı yolu bahsettiğimiz üzere hack yolu ile çalmak. Bu yöntem, fiziksel olarak çalmaktan çok daha kolay, güvenli ve kullanışlıdır. Ek olarak bu yöntem çok büyük bir ihtimalle Amerika, Rusya ve Çin gibi büyük devletler arasında sıklıkla kullanılıyor.